euro 2008 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
euro 2008 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2008 Salı

Goller..



Görüntü biraz geç geliyor, idare edin artık..=)

İngilizler..

Zaman Gazetesi'nin haberine göre; New York Times ve refiki International Herald Tribune'un web sitesinde Rob Hughes imzasıyla yayınlanan haberde, milli kalecimiz Volkan Demirel, maçın sonunda yaptığı faul nedeniyle 'mağara adamı'na benzetilirken, 'Türkler zafer anında bile rezilliği tasvip etti.' denildi. Haberde Fatih Terim'in saha kenarından hakemin verdiği kartlara itirazları 'sert taktiklerin onun emriyle gerçekleştirildiği izlenimi verdiği' şeklinde yorumlanırken, Türklerin neden Koller'i faul hedefi yaptığı analiz edildi. Oyuncu değişikliğine geç izin verip Milli Takım'ın ikinci golü yemesine sebep olan dördüncü hakem ise 'Terim zavallı dördüncü hakeme yine bağırdı' cümlesiyle savunuldu. Kaleci Volkan'ın oyundan atılması ile ilgili kısım ise tam olarak şöyle: 'Hakem, kaleci Volkan'ı mağara adamı şiddetiyle bir rakibi yere fırlatmasından dolayı oyundan atmakta tamamen haklıydı. Türkler, zafer anında bile rezilliği tasvip etti.'

İngilizleri oldum olası sevmem zaten..

Kare Kare..


Ve gooll..Türkiye Çeyrek Finalde..!

16 Haziran 2008 Pazartesi

уoşί @ Stade de Geneve


www.ultrAslan.Com

(üstteki fotodan emin değilim)


Türk inanırsa..!

Müthiş bir zaferdi..İlk başlarda büyük karamsarlığa düştük..Ama isviçre maçında Türko'ların neler yaptığını biliyor ve bu maçta da aynısını tekrarlayacaklarına dair ümidimi devam ettiriyordum..Nitekim öyle de oldu..Turnuvada bir ekol olan çekleri 3-2 devirdik ve çeyrek finale adımızı alın terimizle yazdırdık..!

İlk yarı berbat bir oyun sergiledik diye bilirim..Zaten ilk 10 dakika içerisinde aceto'nun değimiyle "solaryumda fazla kalmış hakem" 2 orta saha oyuncumuza (mehmet aurelio ve mehmet topal) sarı kart vererek hızlarını kesti..

İlerleyen dakikalarda da çek'lerin, havadan kollere top gönderme taktiği başarılı oldu ve 2.02'lik kollerden kafa golünü yedik..ilk yarıyı daha fazla gol yemediğimize şükrederek 1-0 geride kapattık..

2.yarı Semih'in oyundan alınması büyük riskti..Çünkü 2.yarı gol bulmamız gerekiyordu ve Semih gibi her an gol atabilecek potansiyeli olan bir oyuncunun oyundan alınması mantıkla bağdaşmıyor gibiydi..55-60. dakikalarda bir gol bulsak çok iyi olur devamı gelir derken 61. dakikada 4. hakemin hatasından kaynaklanan bir gol gördük kalemizde..Plasil'in golüyle 2-0 geriye düşmüştük..Ama asla inancımız yitirmemiştik..Buna en en güzel örneklerden biride Tuncay'ın 4. hakemden bayrağı alıp deparla yan hakeme götürmesiydi..

Ayrıca 2. yarı oyuna giren Sabri'yi de unutmak olmaz..bence mükemmel oynadı..Sabri gibi ne zaman ne yapacağı belli olmayan birini oyuna almakta büyük risk...Ama Sabri oyuna girdiği andan itibaren sağ kanattan yaptığı bindirmeleriyle oynadığı alanda basılmadık yer bırakmadı ve milli takımımız artık Türk gibi oynamaya başlamıştı..İlerleyen dakikalarda sabri'nin sağ bek'e çekilip hamit'in orta alan'a alınması herkesin de bildiği gibi maçın kaderini etkileyen şey oldu..gerçi her ne kadar sabri geriye çekildi desek de o da her atağımıza katılmaya devam etti..

Ne olduysa 70. dakikadan sonra oldu zaten..Çılgın Türkolar geri döndü..Önce Arda'nın golü ile umutlandık, daha sonra Dünya'nın en iyi kalecilerinden biri olarak gösterilen Cech bize yardım etti beraberliği yakaladık..Oh ne güzel oldu bu gol, Cech penaltılara moralsiz gidicek derken Hamit'in harika asistini klasına yakışır bir vuruşla tamamlayan Nihat bizi havalara uçurdu..

Müthiş bir şekilde sevinip evde zafer turları atarken Volkan'ın yaptığı hareket bizi adeta şok soktu..Çok sorumsuzca ve açıklaması olmayan bir hareketti bu..Ya bir gol daha yiyip maç penaltılara gitseydi..o zaman bunun hesabını Türk milletine verebilecekmiydi Volkan?..
Neyse ki korktuğumuz olmadı ve çekleri 3-2'lik skorla devirerek adımızı hem çeyrek finale hemde kupa tarihine altın harflerle yazdırdık..

Çeyrek finaldeki rakibimiz Hırvatistan..Hırvatlar elemelerde ingiltere'yi devirdiler, grubta da almanları..Yani oldukça güçlü bir ekipler ama Milli takımımız Türk gibi oynarlarsa şüphesiz Yarı Final'e çıkacaktır..

Bu arada Hırvatistan maçında Mehmet Aurelio ve Volkan kart cezalısı olarak yok..Emre Güngör'de sanırım 2 ay boyunca yeşil sahalarda yokmuş..

15 Haziran 2008 Pazar

İnanç

Franck Bilal Ribéry ve Bilal Abdüsselam (Nicolas Sebastian Anelka)

Resim Kaynak: Ortega

Son Durum..

Dün akşam bütün grupların 2.maçları bitti..2.maçların ardından oluşan grupların puan durumunu yukarıdaki resime tıklayarak görebilirsiniz..ve bu akşam İsviçre-Portekiz karşlaşmasıyla 3. maçlar başlıyor..Çeyrek finale çıkmayı garantileyen takımlar ise: Portekiz, Hırvatistan, İspanya ve Hollanda..Biz de çeyrek finale çıkmak için bu akşam 21:45 de Çek Cumhuriyeti ile karşılacaşacağız..Çekleri yenip çeyrek finale çıkmamız durumunda ise çeyrek finalde b grubunun 1.si hırvatistan ile karşılaşacağız..Haydi Türkiyem, 70 Milyon Seninle..!

14 Haziran 2008 Cumartesi

90+3

Maçın başına İspanya mükemmel başlamıştı..Bunun üzerine Fernando Torres ile bir golde buldular..Golden sonra, ispanya'nın güzel ve baskılı oyununun etkisi ile dedim ki"Bu isveç bunları nasıl yenecek, yenmeyi bırak gol nasıl atacak.?" dedim..Ama malesef bunu derken Ibrakadabra'yı unutmuşum..O kendisi attığı golle hatırlattı zaten..Özür diliyorum burdan kendisine..:)
İsveç attığı golden sonra ilk yarı bitene kadar mükemmel oynadı, beni utandırırcasına..Ama 2. yarı bu güzel oyunlarını devam ettiremediler..Şanslarına ispanya'da 2.yarı kötü idi..ne olduysa son 3-4 dakika da oldu..İsveç beraberlik havasına girmişken ispanya bastırmaya başladı ve dakikalar 90+3'ü gösterirken isveç defansının hatalar zinciri sonucunda david villa güzel bir vuruşla topu ağlara gönderdi ve bu golle çeyrek finale çıkan taraf ispanya oldu..bence hakedende ispanya idi zaten..ne diyelim, darısı başımıza..

Şimdi ise bugünün 2. maçı Yunanistan-Rusya maçına geçiyorum..belki o maç hakkındada bir kaç şey karalarım..

Official..

Daha önce lisansli ürünlerin gittigidiyor'da satıldığını söylemiş ve link vermiştim..Şimdi ise bizzat uefa tarafından satılan orjinal ürünlerin sitesini veriyorum..Tıklayınız efendim..

Orjinal ürünler tarafımca tavsiye edilmemektedir..Her zaman gerçeğe en yakın olan çakma daha iyidir..Galatasaray ürünleri hariç tabii..=)

Edit:Resim Kaynak:Futbol Daima

Türkiyem..

10 Haziran 2008 Salı

Uçan Kamera..


Cumartesi günü maçta havadan çekimler vardı..Düşündüm, acaba bunu nasıl yapmışlar diye..Bi arkadaşım helikopterle çekiyorlardır dedi ama bana mantıksız geldi..Bir yerde okumuştum uzaktan kumandalı ve uçabilen kameraların çıktığını ve bunların basket maçlarında yayın yaparken kullanıldığını..ama nedense bu uçan kamera fikri bir futbol maçı için bana mantıksız geldi..baya meraklanmıştım..

Neyse ki maçın ilerleyen dakikalarında kale arkası kameraları havaya doğru çekim yaptığında görebildim bu esrarengiz kamerayı..iplerden kurulu bir düzenekte sahada istediği yere gidebiliyordu bu kamera..gerçekten iyi düşünmüşler..bazı pozisyonların tekrarını havadan izlemek daha bir keyifli oluyor..adı üstünde, havalı oluyor..=)

9 Haziran 2008 Pazartesi

Portekiz-Türkiye:2-0

Gerçekten kötü oynadık ve şans eseri 2-0 yenildik..Şans eseri diyorum çünkü adamların 3 topu direkten döndü..yani Tarihi bir farkda yiyebilirdik..
Takımın en iyileri bence Servet-Mehmet Aurelio-Kazım'dı..İlginçtir, ikisi sonradan Türk olma..Ama Türklüğü yaşıyorlar..Neyse, Almanya-Polonya maçını izledim de seyir zevkini tattım..Adamlar derinlemesine paslarla, kontralarla mükemmel geliyorlar..Biz ise ceza sahası içinde ayda yılda bir pozisyon buluyoruz, onuda ayağımızdan kaçırıyoruz..İnşallah düzelir bu durum..
Bence bizim sadece 1 maçımız kaldı..O da mutlaka yenmemiz gereken İsviçre maçı..Yine ilginçtir ki, bizim için çok önemli olan bir maçta tekrardan isviçre ile karşılaşıyoruz..Haydi hayırlısı..

Not:Resimde görmüş olduğunuz koreografi de emeği geçen tüm renktaşlarımı tek tek kutluyorum..

6 Haziran 2008 Cuma

Kim ne giyiyor..?

Gazetede gözüme çarptı, Euro 2008 de her milli takımın forma sponsorları tek tek yazıyordu..Üşenmedim saydım..Adidas, Nike ve Puma giyen milli takım sayısı eşit..3'ündende 5 er tane milli takım giyiniyor..Ha birde Umbro var..Umbro'yu ise sadece isveç giyiyor..

Yazıyı ilk gördüğümde tahminim en fazla nike'ın olacağı idi ama sayınca 3 büyük firmanında giydirdiği takım sayısının eşit olduğunu görünce şaşırdığımı rahatlıkla söyleyebilirim..

not:milli takımımızın adidas giyinmesini isterdim..ayrı bir karizması var..=)

3 Haziran 2008 Salı

Euro 2008 Ürünleri..


Bir ürüne bakmak için gittigidiyor'a girmiştim, yukarıdaki bannerı gördüm bir tıklayayım dedim..

Euro 2008 için üretilen (çakmaktan sweatshirt'e kadar) orjinal ürünler satılıyor..Benim hoşuma giden pek bir şey olmadı..Gerçi olsa bile almayacağım ortada..Ama ginede ürünleri merak edenler veya Euro 2008 ile ilgili bir ürün almayı kafasına koyan varsa linki vereyim..Tıklayın..

28 Mayıs 2008 Çarşamba

Gidenler belli oldu..

Fatih Terim oyuncu sayısını 23'e indirdiğini açıkladı..İbrahim Kaş, Yıldıray Baştürk ve Halil Altıntop Euro 2008'de olmayacaklar..Sakatlığı sebebiyle daha öncede Gökhan Gönül kadrodan çıkarılmıştı..Kadronun son hali şudur;
Volkan Demirel (Fenerbahçe), Rüştü Reçber (Beşiktaş), Tolga Zengin (Trabzonspor), Sabri Sarıoğlu (Galatasaray), Gökhan Zan (Beşiktaş), Emre Aşık (Ankaraspor), Servet Çetin (Galatasaray), Hakan Kadir Balta (Galatasaray), Uğur Boral (Fenerbahçe), Emre Güngör (Galatasaray), Mehmet Aurelio (Fenerbahçe), Mehmet Topal (Galatasaray), Emre Belözoğlu (Newcastle United), Tümer Metin (Larissa), Hamit Altıntop (Bayern Münih), Ayhan Akman (Galatasaray), Arda Turan (Galatasaray), Tuncay Şanlı (Middlesbrough), Kazım Kazım (Fenerbahçe), Gökdeniz Karadeniz (Rubin Kazan), Nihat Kahveci (Villarreal), Semih Şentürk (Fenerbahçe), Mevlüt Erdinç (Sochaux).

Güncelleme..

http://mucoid.blogspot.com/2008/05/ervizyon.html

Daha önce yukarıdaki linkte Erövizyon hakkında yazmıştım..Bugün de bir internet sitesinde hangi ülkelerin bize kaç puan verdiğini/vermediğini ve bizim 8-10-12 puan verdiğimiz ülkeler yazıyordu..Sizlerle paylaşayım dedim..

Buyrun:

TÜRKİYE'NİN ALDIĞI OYLAR

İngiltere: 8 puan
Makedonya: 7 puan
Ukrayna: 4 puan
Almanya: 10 puan
Estonya: Puan vermedi
Bosna Hersek: 8 puan
Arnavutluk: 10 puan
Belçika: 10 puan
San Marino: 4 puan
Letonya: Puan vermedi
Bulgaristan: 5 puan
Sırbistan: Puan vermedi
İsrail: Puan vermedi
Kıbrıs: Puan vermedi
Moldova: Puan vermedi
İzlanda: Puan vermedi
Fransa: 10 puan
Romanya: 8 puan
Portekiz: Puan vermedi
Norveç: 2 puan
Macaristan: 5 puan
Andorya: Puan vermedi
Polonya: Puan vermedi
Slovenya: Puan vermedi
Ermenistan: Puan vermedi
Çek Cumhuriyeti: Puan vermedi
İspanya: Puan vermedi
Hollanda: 10 puan
Malta: Puan vermedi
İrlanda: Puan vermedi
İsviçre: 6 puan
Azerbaycan: 12 puan
Yunanistan: Puan vermedi
Finlandiya: 4 puan
Hırvatistan: Puan vermedi
İsveç: Puan vermedi
Belarus: 3 puan
Litvanya: Puan vermedi
Rusya: 2 puan
Karadağ: Puan vermedi
Gürcistan: 6 puan
Danimarka: 4 puan

TÜRKİYE 12 PUANI KİME VERDİ?


Türkiye ise en yüksek üç oyunu şu ülkelere dağıttı;
12 puan...........Azerbaycan
10 puan...........Ermenistan
8 puan.............Ukrayna

Not:Bize puan vermeyen ülkeler bir hayli fazla..
Not2:Bizden ermenilere 10 puan gitmesi de bir hayli ilginç..Türkiye'de ki ermenilerin bu ay telefon faturası bir hayli kabarık gelecektir..

26 Mayıs 2008 Pazartesi

Erövizyon


Şarkınız ne kadar güzel olsada sonucun tamamen siyasi ilişkilere göre belirlendiği -Sertab Erener'in katıldığı sene bir istisnadır- bu yarışma hakkında yazmak biraz saçma olsada içimden geldiği için yazıyorum.


Üstteki resimdeki elemanları gerek siyasi düşünceleri gerek de tiplerinden dolayı pek sevdiğimi söyleyemem ama konunun içine milli duygular girince işler değişiyor tabi.İstemeyerek de olsa bir anda kendimi Mor ve Ötesi'ni desteklerken buluyorum..Bizi temsil ediyorlar diyor ve desteklemeye devam ediyorum.


"Deli" adlı şarkılarına gelince; şarkıyı pek beğendiğimi söyleyemem ama çok berbat bir şarkıda değil.En azından "rimi rimi ley"'den güzel..Şunu da belirteyim ben şarkıların ingilizce söylenmesi taraftarıyım.Sertab'da ingilizce bir şarkı ile birinci olmuştu.Ama beni kim dinler?..Neyse..
Bizimkilerin sahne performansı fena sayılmazdı..Güzeldi..E o kadar çalışıyorlar bırak da güzel olsun..


Mor ve Ötesi'nin performansını yarı final'de izlemiştim zaten..Finalin olduğu gün halı saha maçım vardı..O yüzden diğer şarkıları pek dinleyemedim..Bir tek youtube kapanmadan önce -gerçi benim laptopda hala açık- Kalomira'nın şarkısını dinlemiştim..Hoşuma gitmişti..Ha bir de Türkiye'de bir programda Rusya'nın şarkısını dinlemiş onu daha çok beğenmiştim..Şu anektodu da aktarayım; iki şarkıda İngilizce..


Erövizyon'un puanları öğrenme sistemi güzel..Hoşuma gidiyor..43 ülkenin başkentine bağlanıp genelde bayanlardan puanları öğreniyorlar..
Punlama kısmını ilk defa baştan sona izledim..İlk başlarda bizimkiler 1. falan oldular, ilk 3 den hiç kopmadılar falan..Ama bir ara ne olduysa oldu hiç puan alamamaya başladık.Tabi bize puan vermeyen ülkeler yunanlara genelde 10 puandan aşşağı vermediler..Ardından da doğal olarak yunanlar bize farkın babasını attı..Onları takipeden rusya ise hemen arkalarında 2. sırada idi..Sonralarda da yine ne olduysa oldu ve bu sefer rusya yunanlara farkın babasını attı..İşte o zaman benim keyifler yerine geldi..Çünkü yunanlar her 12 puan aldığında ekrana Kalomira geliyor ve "Thank You Very Much!" diye sayıklayıp sinirimi bozuyor ve yunanlara olan nefretime nefret ekliyordu..


Yunanların ekrana gelmesinden ne kadar nefret ediyorsam bir o kadar da şeref yoksunu ermenilerin ekrana gelmesinden nefret ediyordum..Alayının tipi şeytan çarpmış gibi..Şerefsizler..!..Sinirlendim bak şimdi..Neyse, sakin olalım..
Puanlamayı izlerkende böyle sinirliydim..Bir de bu sinirin üstüne yunanlar veya ermeniler 1. olsa idi çıldırırdım sanırım..Ki Allah'tan rusya 1. oldu da biraz rahatladım..
Ha bu arada, her 12 puandan sonra eşşekler gibi sevinen kalomiranın yüzünü yarışmadan sonra görmek isterdim..

23 Mayıs 2008 Cuma

Manchester United FC..!

Bu mükemmel finali istediğim gibi Manchester United kazandı..Ama bir önceki yazımda söylediğim 2-1 tahmini ne yazık ki tutmadı..Aslında tutcak gibi gözüküyordu..Hele o Giggs'in uzun topunda C.Ronaldo'nun ortası ve Tevez'in kafası ile ardından Cech'in çelmesi ve dönen topa Carrick'in vurduğu pozisyon gol olsaydı büyük ihtimalle tutardı..

Hele bir de maçta Ertem Şener-İlker Yasin ikilisinin dialogları ise insanı futboldan soğutacak cinstendi..Bir insan bu kadar salak olabilir mi ya?..Hadi birini hallettik diyelim aynı derecede salak 2 insan bir araya gelip maç anlatabilirmi?..Demek olabiliyormuş..Bir de bundan sonra bu saçma spikerleri dinlemek için D-Smart alıp para vericek mişiz..Ulan yabancı kanallardan dinlerim sizi dinleyeceğime...Daha zevkli bile olur be..Yeter ki siz olmayın..Radyodan bile dinlerim..

Ertem Şener'den sadece 2 adet örnek..

"Kanatları olmadan uçabilen tek canlı: C.Ronaldo"

ve birde artık klasik olan;

"Evra'nın tam 23 kardeşi var"

Maçın ilk yarısına baktığımızda ilk 30 dakika 2 takımda çok temkinli oynadı diyebiliriz..Çünkü erken yenecek olan bir gol maçın gidişatı açısından çok tehlikeli olabilirdi..İlk 30 dakika da Manchester biraz da olsa daha üstün gözüktü C.Ronaldo'nun sürüklediği ataklarla kaleyi ara sıra yoklamaya çalıştı..Chelsea açısından baktığımızda ise bu dakikalarda sahada yoklardı diyebiliriz..Hatta ben bu mu lan Chelsea demeye başlamıştım bile..Maçın bu hareketsiz ve zevksiz gidişatına son vermek için sahneye C.Ronaldo çıktı..Gerçi golün öncesi de güzeldi..Dar alanda kısa paslar sonrası boşalan topa yapılan ortaya Ronaldo mükemmel bir kafa vurdu..Ve kalecinin kurtarması imkansız olan köşeye gönderdi..Gerçekten de güzel bir gol oldu..Zaten onu öyle havada gördüğüm anda aklıma KRAL geldi..Ne gollerin var be KRAL..Neyse maça dönelim..

Golden sonra her 2 takımında oyunu artık açılmaya başlamıştı..Chelsea artık gol bulmalıydı..Onlar gol bulmaya çalışırken Manchester yine sağlı sollu ataklarla kaleyi yokluyordu..Hatta neredeyse 2. golü bulacaklardı..Yazının başında anlattığım o atağı da bu golden sonra yakalamışlardı..Chelsea ilk yarıyı 1-1 kapatırsa soyunma odasına çok avantajlı giderdi..Dönüşünde de gayet moralli dönerlerdi..Manchester'da bir o kadar moralsiz olurdu..Nitekim öylede oldu..

45. dakikada Ferdinand'ın arkasına çarpan top Lampard'ın önünde kaldı ve Lampard kolay bir şekilde topu ağlara gönderdi..Ardından golü annesine hediye etmesi ise baya duyguluydu..Ama Ertem Şener'in o anı yorumlaması ise bir o kadar iğrençti..İlk yarı Chelsea'nin istediği gibi 1-1 sonuçlandı..2. yarıda ise üstün oynayan taraf Chelsea idi..Manchester'da pozisyonlar buldu ama değerlendiremedi..Değerlendirse benim tahminim tutacaktı zaten..=)

90 dakika da aynen ilk yarı gibi 1-1 sonuçlandı ve maç uzatmaya gitti..Uzatmada da skoru değiştiren olmayınca 120 dakikanın sonucu 1-1 olarak gözüktü skorboardta..Bu da maçın penaltılara kaldığının göstergesiydi..
Penaltıları ise ben anlatmıyorum..Aşşağıya kopipaste yaptım..

Tevez scores for Man United
Ballack scores for Chelsea
Carrick scores for Man United
Belletti scores for Chelsea
Ronaldo MİSSES for Man United
Lampard scores for Chelsea
Hargreaves scores for Man United
Ashley Cole scores for Chelsea
Nani scores for Man United
Terry MISSES for Chelsea
+
Anderson scores for Man United
Kalou scores for Chelsea.
Giggs scores for Man United.
Anelka MISSES!!! for Chelsea

Ve şampiyon olan takım Manchester oluyor..Maçla ilgili akılda kalan bir kaç şey ise;

-Berbat zemin..Bunun sonucunda futbolcuların ayağına giren kramplar..

-Terry'nin üzüntüsü..(Buna sebep olan da zemindir..)

-Anelka'nın vurdumduymazlığı..

-Sahaya gereğinden fazla uzak olan tribünler..(İngiliz seyircisi kendi tribünlerinden sonra bir şok yaşamıştır heralde..)

-Tribünde olan bir GS bayrağı..=)

-Ve artık futbolun en iyisinin -çoğu kişi böyle düşünüyor- C.Ronaldo olması..(Aslında bu beni sevindirirdi ama 7 Haziranda yapacak olduğumuz Portekiz maçı sebebiyle oldukça hüzünlendiriyor..)