8 Şubat 2009 Pazar

Ruhsuzlar

Belediye 2. golü attıktan sonra Alex ile Guiza geldi ekranlara..Yedek kulübesini terkediyorlardı..Çok yanlış bir şey bu..Özellikle de Alex'in böyle bir şey yapması..Sen takımın kaptanısın, takımın 2. golü yese bile rakip 10 kişi ve maçın bitmesine uzatma hariç daha 10 dakika var..Orada kalıp destek vermen gerekirken sen kelimenin tam anlamıyla köstek oluyorsun..Eski Alex'ten eser kalmamış..Guiza açısından baktığımızda da durum farklı değil..2. golü yedikten sonra artistlik yapacağına oynadığın süre içerisinde 1-2 gol atsaydın ya..Bir de Dünyanın parasını alıyor bu adamlar..

Taraftar açısından da öyle..Takımı ne kadar geride olursa olsun sahayı terketmemeli taraftar..En azından benim düşüncem böyle..

Fenerbahçe'nin bu hali beni bir Galatasaray'lı olarak sevindiriyor tabi ama olayları bazen tarafsız bir gözle değerlendirmek lazım..

Hijyen

Temizlik imandandır..Galatasaray'da pislik olmaz..Zaten Çamur(pis) adamın da Galatasaray'da işi olmaz..:)..Johnson Diversey markası Galatasaray'ımızın hijyen sponsoru olmuş..Hayırlı olsun..

Sakatlıkların önüne geçmesi ümidiyle..:)

Galatasaray Türkiye'dir.

Dün gece Ali Sami Yen Stadı’nda futbolun dışında çirkin bir oyunun bir perdesi daha sergilenmiştir. Neye hizmet ettiği belirsiz, neyi amaçladığı ise gün gibi aşikâr bir zihniyet, bilinçli şekilde 90 dakika boyunca adeta emek hırsızlığı yapmıştır. Galatasaray-Kayserispor maçının hakemi Selçuk Dereli bir futbol karşılaşması yönetmemiştir, yazılan senaryoyu başarılı şekilde uygulamıştır. Gösterdiği davranışların ve verdiği kararların başka bir açıklaması da yoktur. Karşılaşma boyunca oyunun önüne çıkan akıl almaz hataları ve yönetimiyle futbolcularımızı ve taraftarımızı tahrik etmiş, belki de diyet ödeme uğruna bir takımın kaderi ile oynama hakkını kendinde görmüştür. Takımımızı anlamsız ve tartışılan kararlarla eksik bırakmış, taraftarı provoke ederek tahriklere yol açmış, adeta takımımızın üzerine oynayıp tek kelimeyle bir sindirme operasyonunu sahne sahne uygulamaya koymuştur. Selçuk Dereli’nin komedi yönetimi bardağı taşıran son damla olmuştur.

Şimdi futbol tarihine karanlık bir gece olarak asılan bu 90 dakikanın ardından beyaz sayfa söylemleriyle yola çıkıp basiretsiz görünümleriyle güvenilir olmaktan uzak kalanlara sesleniyoruz:

1) Galatasaray’ın olgun duruşunun katkılarıyla filizlenen ve yükselen futbol barışı, ne yazık ki Galatasaray’ın aleyhine kullanılarak bugünlere gelinmiştir. Galatasaray’ın Türk futbolundaki kaosu önlemeye yönelik çabası ve birleştirici unsur olma adına gösterdiği anlayış, kendi aleyhine haksızlıklara yol açacak kadar deformasyona uğratılmıştır. "Galatasaray nasılsa bizi destekliyor" diye düşünüp Galatasaray’ın üzerine oyunlar oynamaya kalkışmak, bu büyük camianın gücünü hafife almaktır.

2) Futbolcularımız ve yöneticilerimiz haksız yere ve komik gerekçelerle cezalandırılırken hataları yapanların yanlışları yanlarına kâr kaldığı gibi, asıl ceza görmesi gerekenler ise Galatasaray’a karşı hata yapmanın bedelini ödüllendirilerek almaya başlamışlardır.

3) Hakemlerin takımımız futbolcularına yapılan sertliklere gösterdiği tolerans ve yaklaşım, basit-ucuz ve kolay kart cezaları uygulaması, takımın futbolunu sindirmeye yönelik çalınan düdükler, tribünlerin provokasyonuna yol açan yönetimler ve bunun neticesinde ortaya çıkan komik cezalar artık tahammül sınırlarını zorlamaktadır.

4) Unutulmasın ki Turkcell Süper Lig’de Galatasaray, 2007-08 sezonunda en az kart gören takımlardan biri olmuştur. Kulübümüzün ve futbolcularımızın spor ahlâkı, anlayışı ve duruşu hiçbir şekilde değişmemiştir. Hal böyleyken şimdi soruyoruz: “Ne değişmiştir ki bu ucuz kartlar havada uçuşmaktadır?” Kartlarda ve faullerde görülen çifte standart, bazı futbolcularımızı pasifize etmek için gösterilen çabalar arkalarında hep soru işaretleri bırakmaktadır.

5) Son Kayserispor maçında, bir önceki hafta Sivas’ta bedava gösterildiği herkesçe malum kırmızı kart, Eskişehirspor maçında ofsayttan yenilen, Kadıköy’de atılan ama iptal edilen goller ve daha bir çok örneklerle çoğaltabileceğimiz kasıtlı olmadığına inanmak istediğimiz ama inancımızı ve sabrımızı zorlayan pozisyonlar. Biz sadece Galatasaray’ın değil, tüm maçların mercek altına alınmasını ve incelenmesini istiyoruz. Bakın, araştırın, anti futbola prim tanımayın. Bakın, araştırın, çifte standardınızı siz de yakalayın.

6) Yine unutulmaması gereken bir nokta ise Galatasaray’ın Avrupa çapında yıldızlara sahip ve milli takımlara en çok futbolcu veren kulüp olmasıdır. Yerli ve yabancı birçok önemli ismin yer aldığı takımımız aynı zamanda darbeye yönelik sakatlıklardan da aşırı derecede etkilenmektedir. Galatasaray futbol takımı bünyesinde 22 milli futbolcuyu barındıran bir yapıya sahiptir. Ayrıca bunların içinde 5 ayrı milli takım kaptanı mevcuttur. Böylesine uluslararası hüviyetteki bir takıma karşı kimse takıntısını, nefretini, kompleksini Galatasaray’ın üzerinden gidermeye çalışamaz. Kimse yazılan senaryoları Galatasaray’ın üzerinde uygulayamaz. Galatasaraylı futbolcuların sahadaki duruşlarını kimse bozamaz, taraftarı provoke edemez, sahasını kapatmaya çalışamaz. Bir çok milli zaferi birlikte yaşadığımız bu çocuklarımızın, kendi değerlerimizin basit oyunlarla heba edilmesine göz yumamayız.

7) Gerçekçi hiçbir icraat, proje ve hamle atağına kalkışmayan, somut bir faaliyet girişiminde bulunmayan, futbol oynanması mümkün olmayan sahalara seyirci kalan ve bu nedenle futbolcuların sakatlanmalarına yol açanlar sadece ikili ilişkilere dayalı düzenlerinde Galatasaray gerçeğini göz ardı edemezler.

Türkiye Futbol Federasyonu yönetimine, fair-play adına attığımız her adımın, uzattığımız her zeytin dalının geri dönüşü bizi hem şaşırtmakta hem de yaralamaktadır. Galatasaray camiasının “fair-play”den anladığı dürüst oyun ve etik davranıştır. Biz herkese eşit davranılan bir yönetim anlayışını destekleyeceğimizi her platformda belirten bir camianın ve duruşun temsilcileriyiz. Biz lekesiz, saf ve adil bir futbol anlayışı istiyoruz.

Ancak tahammül sınırlarını aşan yaklaşımlar, sergilenen vurdumduymaz tavırlar ve Galatasaray maçlarında yaşanan akıl almaz hatalar bizi sessizliğimizi bozmak zorunda bırakmıştır. Ne yazık ki yola çıkarken beyaz sayfa, dürüst futbol, şeffaflık anlayışı sloganlarını şiar edinenler kendilerinin de sonunu kestiremedikleri bir yöne sapmıştır. Bu şekilde gittiği sürece Türkiye Futbol Federasyonu’na ve kurullarına olan desteğimizi geri çekeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın. Uzun süren sabırlı bir dönemin ardından bugün geldiğimiz noktada bu federasyon ve kurullarının Türk futbolunu yönetecek kapasitede olmadığına kanaat getirmiş bulunuyoruz.

Galatasaray’ın desteği olmadan federasyonunun futbol barışını, sportif başarıyı ve sektörel gelişimini nasıl sağlayacağını biz de merak ediyoruz.

Galatasaray her zaman futbol barışının yanında olmuş bir kulüptür ve olmaya da devam edecektir. Ancak Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu ve kurulları sadece kuralları sağduyulu ve dürüstçe uyguladığı sürece.

Hiçbir zaman unutulmasın ki sessizliğimiz acizliğimizden değil efendiliğimizdendir. Federasyon ve onun kurullarına desteğimizi ve güvenimizi gözden geçirmek zorunda kaldığımız şu günlerde kimsenin kuşkusu olmasın ki Galatasaray camiası ve taraftarı haksızlığa karşı her türlü tepkisini demokratik platfomlarda gösterecektir. Etik futbol anlayışımızda kurallara bağlılık, rakibe saygı, haksız avantajdan kaçınma ilkelerinin herkese eşit bir biçimde uygulanması dışında hiç bir beklentimiz yoktur.

MHK’yı kimin yönettiğini bilmiyoruz.
Gözlemciler ve temsilciler kurulunu ve diğer kurulları kimin yönettiğini bilmiyoruz.
Ama artık kimin yönetmediğini de biliyoruz.

GALATASARAY ASLA SAHİPSİZ DEĞİLDİR…
UNUTULMASIN Kİ GALATASARAY TÜRKİYE’DİR…

Anket Değerlendirmesi

Şurada FTK ile ilgili 2 Anket vermiştim..Yarı finalistlerin belli olması sebebiyle bu anketler kapandı..

İlk anket GS-SVS eşleşmesinden hangi takımın çıkacağı idi..Bu ankette 12 kişi GS, 5 kişi ise SVS demiş..Nitekim yarı finale Sivasspor çıktı..5 arkadaşı tebrik ediyorum.. :)

2. anketimiz ise FB-BURSA eşleşmesi hakkındaydı..Bu ankette ise 10 kişi FB, 6 Kişi Bursa demiş..Yarı finale yükselen takım Fenerbahçe oldu..10 arkadaşa tebrikler..

Ankete katılan herkese teşekkür ediyorum..

Neye Göre Sarı Kart ?

7 Şubat 2009 Cumartesi

Vaziyet

Malum İstanbuldayım, geziyorum bol bol..Blog'a pek vakit ayıramadım açıkcası..Okuyanlardan, yolu düşenlerden özür diliyorum bu sebeple..1-2 gün sonra tekrardan başlıyorum yazmaya..
Bu arada; Az sonra Ali Sami Yen'e yolculuk var..Galatasaray'ımıza başarılar.. :)

Hayatımız Futbol

6 Subat Cuma
20.00 Trabzonspor - Ankaragucu (LIG TV)
21.30 Arminia Bielefeld - Hertha Berlin (KANAL 24)
23.00 Atletico Tigre - San Lorenzo (NTVSPOR)

7 Subat Cumartesi
14.45 Manchester City - Middlesbrough (SPORMAX)
15.00 Sivasspor - Kocaelispor (LIG TV)
16.30 Schalke - Werder Bremen (KANAL 24)
17.00 Chelsea - Hull City (SPORMAX)
19.00 Galatasaray - Kayserispor (LIG TV)
19.00 Lecce - Inter (NTVSPOR)
19.30 Portsmouth - Liverpool (SPORMAX)
20.00 Nantes - PSG (KANAL A)
21.00 Real Madrid - Racing Santander (NTVSPOR)
21.30 Milan - Reggina (NTV)
22.00 Lille - Sochaux (KANAL A)

8 Subat Pazar
15.00 Konyaspor - Besiktas (LIG TV)
15.30 Tottenham - Arsenal (SPORMAX)
16.00 Roma - Genoa (NTVSPOR)
18.00 Nice - Lyon (KANAL A)
18.00 West Ham - Manchester United (SPORMAX)
19.00 Istanbul Belediye - Fenerbahce (LIG TV)
20.00 Barcelona - Sporting Gijon (NTVSPOR)
21.45 Porto - Benfica (SPORMAX)
22.00 Marseille - Bordeaux (KANAL A)

5 Şubat 2009 Perşembe

Deplasif Özet



Daha önce şurada Karşı Film Noir'in bir çalışmasını paylaşmıştım..Şimdi de Denizlispor maçının deplasif özetini mükemmel bir şekilde yapmışlar..Maç öncesi çıkan kavga ile alakalı görüntüler de mevcut..

İyi Seyirler..

Para Herşey Midir ?

Bu postta sizden 1. resimde hakim olan duyguyu bulmanızı ve daha sonra bu duyguyu 2. ve 3. resimlerde aramanızı isteyeceğim..

3 Futbolcunun da hali ortada..1. resimde olan duygunun ne kadar önemli olduğunun kanıtı bu aslında..

4 Şubat 2009 Çarşamba

Özel Hayat ?

Bugün ahlaksız medyanın gündeminde Arda'nın 1.5 sene önce çekilmiş özel fotoları var..Arda Turan'ı yıpratmak isteyen bu medya kuruluşlarının tarafı da bellidir..

Bu medya kuruluşlarına tepki göstermekte her renkten taraftarların yapması gereken bir şeydir diye düşünüyorum..Çünkü burada özel hayata saygı diye bir şey kalmamıştır..

Arda Turan'ın yaptığının yanlış olduğunu düşünenler olabilir..Fakat burada önemli olan ve tepki gösterilmesi gereken Arda'nın yaptığı hareket değil medyanın yaptığı saygısızlıktır..

Yazıma Pankartfanzine'den aldığım yazı ile son veriyorum..

"Bu sabah saatlerinde; tüm insani duygularını ve vicdani değerlerini yitirmiş olan kurumlarca Arda Turan'ın sevgilisiyle fotoğrafları manşet yapılarak "İşte o fotoğraflar" konseptinde yerini aldı. Bu gözü dönmüş kurumların ne derece azıttığının bir belgesidir. Özel hayatı örümcek beyinli basın&medya organlarınca sürekli olarak deşifre edilmeye çalışılan Arda'nın sanki bir sevgilisinin olması, onunla sarılıp öpüşmesi çok ayıpmış ve suçmuş gibi gösterilmeye çabalanması tamamen bir nemalanma hırsı ve arzusudur. Bu haberi ve fotoğrafları hangi amaçlarla yayınladığı açıkça belli olan tüm "uçan kaçan kuşlar" bizleri ve Arda'yı asla yıpratamayacak olup, elbet bir gün bir yerde kendilerini fotoğraflardaki gibi kollarda-kucaklarda bulacaklardır.."

Pennearabiata (resim kaynak)

Söz Fotoğrafta #5


3 Şubat 2009 Salı

1(3) - 1(1)

Takım harbiden revir gibiydi..Zaten daha önceden olan sakatlar..Daha sonra buna eklenen Baros..Servet'in ateşinin çıkması vs..Geçen senede baya sakatımız vardı..Sorun sağlık ekibinde mi diye düşünmekten kendini alamıyor insan..İki güne bir sakat haberi geliyor nerdeyse..

Maça gelince..Sivas etkili başladı maça..İlk dakikalarda gol bulacaklar derken biz attık golü..Erken gol atmak böyle maçlarda iyi değildir..Rakip güçlü olunca çevirme ihtimali daha yüksektir..Nitekim dakika 30'da Kamanan 35 metreden çaktı golü..Yapacak bir şey yok..

1-1'den sonra Sivas daha baskılı gelmeye başladı ve çok net pozisyonlar kaçırdı..Bizim takımda eksik çok olunca anca savunma yaptılar..Duran topları Mehmet Güven kullanıyordu..Daha ne diyeyim..2. yarı Sivas atar diye düşünüyordum açıkcası ama maç beklenmedik bir şekilde uzatmalara gitti..

Uzatmalarda gol olmayacağını ve penaltılara gideceğini tahmin etmiştim..Ama Skibbe bu ihtimali hiç aklına getirmemiş ki Nonda'yı çıkardı..Bence önemli bir hataydı bu..Bu arada uzatmalarda Barış'ı da sakatlar takımının orta sahasına takviye olarak gönderdik..

Penaltılara gelince..Tam bir komediydi bence..Penaltıyı kaçıran isimler:Arda, Ümit Karan,Yaser..Atan isim ise sadece Hakan Balta..-bu hakan balta'da süper adam arkadaş, ne görevi versen yapıyor-..Penaltılarda Yaser yerine Volkan atmalımıydı diye de düşünüyor insan..

Olan oldu..Yenildik..Her ne kadar bunu söylemeye dilim pek varmasa da, gerek maç esnasında girdiği pozisyonlarla gerekse mücadelesiyle Sivas maçı bizden daha çok haketti..Bundan sonra tek isteğimiz (Fenerbahçeli arkadaşlar kızacaklar ama:)) Bursaspor'un, olmazsa da yarı finalde Sivasspor'un Fenerbahçeyi elemesi..

Hatırlatma

Daha önce şurada kupa eşleşmeleri ile ilgili anketleri vermiştim..Bu anketlerin kapanmasına az bir süre kaldı..Kapanmadan oyunuzu kullanın diyerekten hatırlatalım tekrar bu anketleri..

Modaya Uymak

" Fenerbahçe maç kaybettiğinde ateşim çıkıyordu, hastalanıyordum."

Abdülkadir Kayalı
Fenerbahçe

Keş Phelps !

Rekorlar kıran bilmem kaçtane olimpiyat madalyası alan Michael Phelps'in bir partide esrar çekerken ki görüntüleri internet alemine düşmüş..Kenevir borusu mu neymiş elindeki şey..

Michael düzenlediği basın toplantısında tüm Amerikan halkından özür dilediğini ve gençlik heveslerine yenik düştüğünü söylemiş..Hevesler gelir geçer de adamın spor hayatı da tehlikedeymiş birader..

Ey Michael! seni islama davet ediyorum..gel, keş de olsan gel.. -içimden geldi-

2 Şubat 2009 Pazartesi

Söz Fotoğrafta #4

Rapor #10

#Şurada belirtmiştim İstanbul'a gideceğimi..ve İstanbul'dayım nihayetinde..

#Yolculuk zor geçti..Toplasan en fazla 1 buçuk saat kadar uyumuşumdur..Benim az uyumama inat etrafımda ki herkes horul horul uyudu..Yanımda ki nerdeyse kucağıma kafasını koycaktı..Abartı değil, harbiden..

#Yarın Arif Erdem'in yeğeniyle buluşucam..Galatasaray'ın alt yapısındaymış..Buluşmanın sebebi ne mi ? Atkı vereceğim..:)

#Saha kapatma cezası almaz isek Cumartesi günü oynanacak olan Kayseri maçında tribünde ki yerimizi alacağız inşallah..

#Fener-G.Antep maçında Antep ne oynamış be..Ne goller kaçırmış Antep..Mehmet Yozgatlı adam olsaydı Antep alırdı o maçı..

#Hıncal Uluç bu seferde Çarşı hakkında atıp tutuyor şu anda televizyonda..Yakında dayağı yersin inşallah..
"Yaptıkları tezahürat değil, gürültü..Bir uzmana gidip sorsunlar bunu..Yaptıkları gürültü değilse gelip beni ortaköy'de dövebilirler."

5000.

Bir süredir blog aleminde Barcelona'nın 5000. golünü kimin atacağı konuşuluyordu..Genel görüş Messi'nin atacağı idi..Nitekim öyle de oldu..Santander deplasmanında oyuna sonradan girip attığı 2 golle maçı 1-0'dan 1-2'ye çevirerek takımına galibiyeti, kendisine de bu ünvanı kazandırdı..

1 Şubat 2009 Pazar

0 - 2

Tribünden bir maç ne kadar izlenip, yorumlanabilir ki ?.. o sebeple söyleyecek pek bir şeyim yok..Ama bizim gözlemlediğimiz kadarıyla takım pek organize değildi..bu sorunun Lincoln ve Kewell gelince düzeleceğini düşünmekteyim..

Baros'un erken gelen golüyle zaten pek istekli olmayan takımımız iyice rahatladı..Daha sonra ara ara Denizlispor'un atakları oldu ama pek de etkili değildi..2. yarı bu Nonda ne yapıyor diye söylenirken bir anda geldi ve İbrahimoviç gibi vurdu ve mükemmel bir gol oldu.. :)

İstanbul'dan gelen Tayfanın otobüsünü taşlamış denizlispor taraftar(!) ı..kırılan camlar, kanayan başlar, gözaltılar falan..Neyse ki pek önemli bir şey yokmuş..otobüsün kırılan camları da yaptırılmış..Bu soğukta çekilmezdi yoksa o yol..Geçmiş olsun diyoruz Tayfaya..

Bu galibiyette böylece ilgili yerlere kapak oldu..

Bağlasan Durmaz !

Yolculuk var İstanbul'a..Bu akşam 22:00'de..Bir daha ki postu İstanbul'dan atarız artık..