açıklama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
açıklama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eylül 2009 Cuma

Yağmurluk

Geçen sezonki Beşiktaş maçından önce de kulüp taraftara yağmurluk kampanyası(!) başlatmıştı..Şurada bu durumdan bahsetmiştik..Çok şükür ki kulübümüz bu sefer doğru bir adım atarak Yeni açık'ta ki renkdaşlara ve Beşiktaş taraftarına yağmurluk dağıtacak..

28 Mayıs 2009 Perşembe

Şampiyonlar Ligi Finali # 6

"Risk almamaktan daha tehlikeli birşey yoktur. Maç içinde asla korkak oynamadık ve başka yolda yoktu. Sezon içinde çok çalıştık ve biliyorumki bir çok insan mutlu oldu ve onlara borcumuzu ödemiş olduk. Messi'yi orta sahaya çektim çünkü orta sahada daha üstün olmak istedik. Top ayağımızda olmadığı zaman çok kötü bir takım oluyoruz. Tarihteki en iyi takım değiliz fakat 3 kupa birden kazanarak tarihimizdeki en iyi sezonumuzu geçiriyoruz ve bu zaferden dolayı çok mutluyum."
"İlk gol bizim için öldürücü oldu. Maça iyi başlayan taraf bizdik. Golü yedikten sonra maçı çevirebilme şansımız vardı fakat 2. gol işimizi zora soktu. Barcelona defansının arkasına adam sarkabileceğimizi düşünmüştük fakat Barcelona oldukça iyi savunma yaptı ve bu bizim için hayal kırıklığı oldu.İki kötü gol yiyerek kaybettik ama çok iyi bir takıma karşı oynadık. Barcelona'da Xavi ve Iniesta ikilisi topları çok iyi sakladılar. Bu da bizim işimizi oldukça zorlaştırdı."
"Çok mutluyum. Attığım gol çok önemli zamanda geldi. Yukarıda tanrı ve hak var. Bu takım bu şampiyonluğu haketti.Bu sevincimin anlamı "el sangre de mi padre(Babamın kanı)", bu kupayı babama adıyorum. Bu akşam çok mutluyum takımım kazandı ve bende buna yardımcı oldum bu gerçekten harika."
"Barcelona bizden daha iyi oynadı. Sadece 10 dakika oynadık ve daha sonra kendimizi bulamadık. Bugün iyi değildik ve taktiğimiz iyi değildi bu yüzden de herşey yanlış gitti."

Portekizli futbolcu, Barcelona'nın Arjantinli yıldızı Lionel Messi ile sürekli karşılaştırılması hakkındaki bir soruya ise, "Bu beni rahatsız etmiyor. Ben futbolcuyum bunlar alıştığım durumlar." yanıtını verdi.

"Kupayı kazandığımız için çok mutluyum. Eğer insanlar benim sahadaki en iyi oyuncu olduğumu söylüyorlarsa bundan çok onur duyarım ama bütün takım iyi oynadı. Bu kupayı aileme armağan ediyorum"
"Bence bu akşam bu kupayı kazanmak zorundayık ve kazandık. Manchester United daha iyi başladı fakat ilk bulduğumuz golle baskıyı üzerimizden attık. Şuan bir sezon içerisindeki 3. kupamızı kazanmış olduk ve diğer İspanyol takımlarının daha önce bunu yaptığını sanmıyorum.Bugün defansın ortasından oynadım ve Manchester United forvetini engellemeye çalıştım." "Geçen yıl hayal kırıklığı yarattım fakat bu yıl herşey değişti ve bundan çok memnunum. Bu kupa bir ödüldür ve beni bu takımda önemli yapmıştır."

8 Mayıs 2009 Cuma

"Hakem Satılmış!"

"Sahada bir hırsız mı vardı, yoksa bir hakem mi vardı bilemiyorum. Hakemin nasıl biri olduğunu sözlerle anlatamam. Bu hakem satılmış. Barcelona'nın attığı gol için herhangi bir şey diyemem ama lehimize verilmeyen penaltılar maçın kaderini değiştirdi"

Jose Bosingwa
Chelsea

3 Mayıs 2009 Pazar

Büyük Lokma Ye..

"Üç galibiyet, bir beraberlik ve bir mağlubiyet bize yeter demiştim. Mağlubiyeti aldık, artık kaybetme lüksümüz yok. Önümüzde İstanbul Belediye maçı var. Futbolun şansı bizle birlikte değildi, merak etmeyin biz şampiyon olacağız. Şampiyon biziz, ikinci kim bilmiyorum."

Bülent Uygun

2 Mayıs 2009 Cumartesi

Daha Erken Yahu ?

"Adı Galatasaray'la özdeşleşen ve jübilesi yapılmayan oyuncularla ilgili fikirlerim(projelerim) var."

Adnan Polat

26 Nisan 2009 Pazar

Baytar'ın Ardından..

Bugün oynanan Eskişehirspor maçında Youla ile Engin Baytar tartışmışlar..Maçın ardından fena açıklamalar olmuş:

"O adam her topu kendisine atmamızı istiyor, o zaman git sen tek başına oyna. Devre arasında Eskişehirspor'a geldi, her hafta aynı, daha önce Batuhan'la, şimdi de benle, haftaya başka birisiyle tartışacak. Niye böyle yapıyor anlamıyorum, iyi futbolcu olsaydı büyük takımda oynardı. Neden Gençlerbirliği bıraktı onu zaten?"

Souleymane Youla

"İnsanlar iyi futbolcu olabilir, kaliteli oyuncu olabilirler, insanlar önce profesyonel olmalı, taraftara saygısı olmalı. İkinci yarıda kaliteli isimleri kadromuza kattık ama kafa yapısı olarak bize faydalı olacak oyuncular alamadık. Batuhan ve Engin'in yaptıkları ortada. Böyle hareketler bizi zor durumda bırakıyor, ölüm-kalım maçları oynuyoruz, saha ortasında tartışma oluyor. Böyle disiplinsiz oyunculara asla ihtiyacımız olmaz. İstediğin kadar iyi futbolcu ol ama önce profesyonel ol. Bu hafta futbol dışı olaylardan dolayı yıprandık. İki oyuncudan bir tanesini çıkarmak zorundaydık, gereksiz konuştuğu için Engin'i kenara aldık. Böyle oyuncularla çalışmak istemiyorum, ya kendilerini düzeltirler ya da giderler. Telafisi olmayan maçlar oynuyoruz, kaprisli oyuncu çekemeyiz. Sahada arkadaşıyla dalaşan adamla işimiz olmaz."

Rıza Çalımbay

25 Nisan 2009 Cumartesi

Nerde R&B Orda Youla

"Beşiktaş'ta oynarken zaman zaman geziyordum. Tabii ki burda da her gece evde oturmuyorum. Hangi discoda hip-hop R&B var, orda Youla var."

Souleymane Youla
Eskişehirspor

18 Nisan 2009 Cumartesi

uA @ Eski Açık

"2009 - 2010 yılı kombinelerinin satışa çıktığı şu günlerde ultrAslan önemli bir karar almıştır.

Gelecek sezon tüm alt gruplarımız ile birlikte Eski Açık (Alpaslan Dikmen) tribününe geçme kararı alınmıştır. Ayrıca eski açık tribünün üstünün kapanmasını istemekteyiz.

Bu konuyla ilgili tüm duyarlı üyelerimizi göreve davet ediyoruz."

Sebahattin Şirin - Yılmaz Tutuş

Seneye tüm ultrAslan Eski Açık tribününde olacakmış..Bu hamlenin kapalı tribün ruhunu bitireceğini söyleyenler olduğu gibi çok daha iyi bir tribün oluşturacağını söyleyenler de var..Ayrıca ultrAslan'ın Eski Açık'ın üstünün kapatılması ve rakip tribünün başka bir yere alınması gibi istekleri de var..Kulübün son sene ASY'ye para harcamayacağını düşünüp bu isteklerin gerçekleşemeyeceğini düşünenler var.. Varoğlu var..

Benim düşüncem bu hamlenin doğru olduğu..Tüm ultrAslan'ı Eski Açık'ta düşünüyorum da..Müthiş olucaktır..Kötü yönü, bundan sonra maçlara Eski Açık bileti bulmakta zorluk yaşayacak olmam..Bu hamle, benim gibi şehir dışından maçlara gelenler ve İstanbul'da olup da kombinesi olmayan taraftarları Yeni Açık'a yönlendirecek böylece Yeni Açık tribünü güçlenecektir..Hepsinin yanında Kapalı ise çekirdekçilere kalacaktır..Hoş, son zamanlarda Kapalı'nın performansı oldukça kötüydü..Yine de KAPALI Efsanesinin bitecek olması yüreklerde büyük bir yara açıyor..

14 Nisan 2009 Salı

Kavga Sonrası Açıklamalar

Kavga sonrası sakin kafayla yapılan ilk açıklama Semih'ten geldi..Daha sonra da beklediğim gibi Arda'dan..İki açıklama da beni sevindirdi açıkcası..Bu postta bu iki açıklama ile birlikte bir de Volkan'ın ceza kuruluna sevk edilmesi ile ilgili yaptığı açıklamayı vereceğim..Futbolcular açıklamalarına karakterlerini yansıtmışlar..

Semih'in açıklaması :

"Maçın son dakikalarında çıkan olaylarda asıl amacım ortalığı yatıştırmak olmasına rağmen, Arda'yı ayırmak isterken, kontrolsüzce yaptığım sert hareket hem Arda, hem de izleyenler tarafından yanlış algılandı. Sonrasında ise Arda'nın verdiği tepki neticesinde benim de sinirlerim boşaldı ve kimsenin görmek istemediği o tatsız olaylar ortaya çıktı. Arda benim için çok farklı biri. Bir rakip, bir meslektaştan öte, benim için bir kardeş. Avrupa Şampiyonası sırasında yaklaşık 45 gün boyunca Milli Takımda Arda ile yediğim, içtiğim ayrı gitmedi. Birlikte sevindik, birlikte üzüldük. Daha sonraki Milli Takım kamplarında da durum aynı idi. Gerçek bir abi kardeşin ilişkisi ancak bizimki kadar olabilirdi. Böylesi bir ilişkinin, anlık bir sinir ve tepki sonucu bozulmasına ne ben, ne de Arda izin verir. Öncelikle tüm futbolseverlerden onları böylesi olaylara tanıklık ettirdiğimiz için ve bize yakışmayan davranışlarda bulunduğumuz için, özür diliyorum. Sonrada canım kardeşim sevgili Arda' yla birlikte böyle bir olaya karışmış olmaktan duyduğum üzüntüyü belirtmek istiyorum. Ben kendi adıma bir daha böyle bir olaya karışmayacağımın sözünü veriyorum."

Arda'nın açıklaması:

"Pazar gecesi Ali Sami Yen Stadı’nda maçın bitimine doğru yaşanan istenmeyen olaylar beni de derin üzüntüye boğmuştur. Özellikle Milli Takım ve Fenerbahçe’den her zaman ağabey olarak gördüğüm, sevdiğim ve ailesiyle görüştüğüm Semih Şentürk ile istemeden ve düşünmeden içine düştüğümüz durum ve ortaya çıkan fotoğraf hiç bir zaman arzu etmediğim ve hiçbir zaman onaylayamayacağım görüntülere neden oldu.Gerek kişiliğim gerekse futbol kimliğime yakışmayan bu olayın içinde Semih Şentürk’le birlikte olumsuz olarak anılmak bizim gibi birbirine saygı ve sevgisi tartışılmaz iki oyuncunun görebileceği en büyük cezadır diye düşünüyorum. Semih Şentürk’ün içten açıklaması ve yaklaşımı içinde hissettiklerini ben de onun gibi bir ağabeyim için düşünüyorum. Saha içinde yaşanan olumsuzlukların saha içinde kalması gerektiğini biliyorum. Kimin haklılığından çok dostluğumuzun, ağabey-kardeş ilişkimizin devamının önemli olduğu bilincinde yaşananlardan dolayı tüm spor kamuoyundan ve Türk halkından özür dilerim. Ayrıca Semih Şentürk ile bugüne kadar gelen inanılmaz dostluğumuzun asla tükenmeyeceğini buradan belirtirken, ona olan sevgi ve saygımın ise sonsuza kadar süreceğinin bilinmesini isterim. "

Volkan'ın açıklaması :

"Şu anda gerçekten hayretler içindeyim. Neden ceza kuruluna sevk edildiğimi de tam olarak anlayabilmiş değilim. Ben pazar günkü maçta hiçbir olayın içinde olmadım, bir kışkırtıcı harekette de bulunmadım. Bu nedenle şaşkınım"

Volkan, basında yer alan ve altında Galatasaray seyircisine edep yerlerini işaret ettiği şeklinde yorumlar yazılan ve söylenen görüntülerle ilgili olarak ise, "Sanırım ceza kuruluna sevk edilmeme sebep olan da bu görüntüler. Ancak ben hiçbir zaman rakip takım seyircisini tahrik etmedim. Böyle bir düşünce içinde hiçbir zaman olmadım. Kasığımdan sakatlandığımı ve aylardır o bölgeden ağrı çektiğimi herkes biliyor. Tüm o olaylar yaşanırken benim bu şekilde bir tahrik yaptığım nasıl düşünülebilir. Eğer bu görüntüler nedeniyle ceza kuruluna sevk edildiysem, bu hem bana, hem de takımıma büyük bir haksızlık. Ben, milli maçlara da kasık ağrısıyla çıktım. Bunu Milli Takım doktorları da biliyor. Elimde MR'larım var. Hala o bölgeden aynı acıları yaşıyorum"

13 Nisan 2009 Pazartesi

E.Toroğlu'dan Lugano Yorumu

"Lugano'nun futbolculuğunu severim ama hakem olsam 3 maçta bir atarım arkadaş..Sahaya bir radar koyacaksın, bu adamı adım adım takip edeceksin."

Erman Toroğlu
Lig TV

11 Nisan 2009 Cumartesi

Adriano ?

"Benim için para hiç önemli değil. Şu anda tek istediğim şey kendimi en güvende hissettiğim yer olan annem ve büyükannemin yanında kalmak. Bu nedenle futbol hayatımı burada sonlandırıyorum."

Daha sonra yaptığı açıklama;

"Kariyerimle ilgili bir şey söylemek istemiyorum. Şu anda karar verdiğim tek şey İtalya'da yaşamak istemediğim"

Adriano Leite Ribeiro

27 yaşında başarılı bir futbolcuyu bu düşüncelere iten ne olabilir çok merak ediyorum..

Fırsat bu Fırsat !

"Kendimi size, antrenörlerime, bana her zaman sahip çıkan yöneticilerimize ve kalbimde çok özel yeri olan büyük Galatasaray taraftarına affettirmek için Fenerbahçe maçından daha iyi fırsat bulamam."

Cassi De Souza Soares Lincoln

1 Nisan 2009 Çarşamba

Real Madrid-İnter, Hacettepe ?

"Takımlar 9 yılda 10 yılda bir de düşüşler yaşayabilir. Bunu Real Madrid, Inter gibi takımlar da yaşıyor."
Turgay Kalemci
Hacettepe Başkanı

30 Mart 2009 Pazartesi

Adnan Polat'ın Açıklamaları

''Mayıs ayı sonunda, lig bittiğinde kimin nerede olduğunu göreceğiz. Biz varken kimse kendini şampiyon ilan etmesin''

'Bülent Korkmaz, iki maçta kahraman, cesur yürek ilan edildi. İki maçta da bin tane yakıştırma yapıldı. Bunu ben ayıplıyorum''

''Federasyon anti futbola karşı 1 adım attığı vakit, ben 5 adım atarım''

"İkinci yarının ilk altı haftasında size kıyılacak denmişti.Sivas'ta başlayan olaylar, ardından Kayserispor maçı. Lincoln'ün sahadan atılacağı söylendiğinde de inanamadım."

''Florya belli bir talimat ve yönetmeliklerle yönetiyor. Bunlara herkes uymak zorundadır. Alt yapıdan yeni gelen arkadaşımıza kural nasıl uygulanıyorsa, ona da uygulanıyor. Kendisi, bugüne kadar 159 bin Avro'ya kadar para cezası çarptırılmıştır. En son olayda da talimatlara uygun para cezasını kesinlikle keseceğiz. Ancak futbolcuyu da Galatasaray takımının bir üyesi olarak teknik heyete teslim edeceğiz. Bülent hoca isterse, hazırsa oynar. Bizim ilk hedefimiz oyuncuyu kazanmak ve bunun için elimizden geleni yapacağız''

"Galatasaray Adası'nda Fenerbahçe Yönetimi'ne bir yemek vermeyi düşünüyoruz. Biz davetimizi yapacağız, kabul etmek onlara kalmış. Kabul ederlerse büyük bir memnuniyet duyarız''

"Eren Talu, bu hafta sonuna kadar finansman sorunlarının biteceğini, inşaatın tekrar başlayacağını bana ifade etti''

''Kendisi yakından takip ediyor. Bu stadı kendi projesi olarak düşünüyor. Kendisine güveniyorum. T.C. Başbakanı bir projenin altına imza atarsa bu bitecektir. 29 Ekim'de bitmeyebilir de 3 ay sonra bitebilir''

''Transfer harcamamız 50-60 milyon dolar olduğu söyleniyor. Böyle rakamlar yok, kimse hayal ürünü rakamlar vermesin''

''Gereksiz spekülatif senaryolar ortaya koymasın, profesyonel takımla ilgisi yok, oranın patronu Bülent Korkmaz'dır. Onlar 20 senedir tanışıyor. Kendi aralarında sohbet etmek isterlerse edebilirler. Keşke 20 tane daha Feldkamp olsa da en ucuz maliyetle en kaliteli futbolcuları alabilsek. Bunların arkasında başka şeyler aramayın''

Adnan Polat

15 Mart 2009 Pazar

"Benim Bir Hayalim Var"

''Benim bir hayalim var. Bu hayalle yatıp, bu hayalle kalkıyorum. O hayal de Galatasaray'la birlikte UEFA Kupası'nı FB Şükrü Saracoğlu Stadı'nda kaldırmak.

'Nasıl taraftarlar arasında benim hayranım olanlar varsa ben de Galatasaray taraftarına hayranım. Futbol yaşantım bir gün bitecek ama benim aklımdan hiçbir zaman Galatasaray taraftarı çıkmayacak. Hiçbir zaman unutmayacağım onları. Demagoji yapmıyorum. Bunu defalarca söyledim. Galatasaray taraftarına hayranım.''

Cassio Lincoln

5 Mart 2009 Perşembe

Agahowa'dan Ayar

"Fenerbahçe'den çekinmiyoruz. Onlar zaten beni iyi tanır. Kadir Has Stadı'nda da onlara golüm var. Taraftara akrobasi gösteri yapmak istiyorum"

Julius Aghahowa
Kayserispor

Aslantepe vol.3

"Ali Sami Yen Spor Kompleksi içinde yer alan Türk Telekom Arena'da, inşaat hızla devam ediyor ve stadımız yükseliyor.

Türk Telekom Arena'da çalışmalar hummalı bir şekilde devam ederken, Galatasaray Dergisi'nin Mart sayısına detaylı bir röportaj veren Proje Sorumlusu Fidan Erdoğan, Türk Telekom Arena'da Şubat ayı ortası itibarıyla kaba inşaatın yüzde 75'inin tamamlandığını belirtti.

Türk Telekom Arena'nın sitemizde yayımladığımız fotoğrafları 25 Şubat 2009 tarihindeki ziyaretimizden. "

Galatasaray.Org

(vol.1, vol.2)

8 Şubat 2009 Pazar

Hijyen

Temizlik imandandır..Galatasaray'da pislik olmaz..Zaten Çamur(pis) adamın da Galatasaray'da işi olmaz..:)..Johnson Diversey markası Galatasaray'ımızın hijyen sponsoru olmuş..Hayırlı olsun..

Sakatlıkların önüne geçmesi ümidiyle..:)

Galatasaray Türkiye'dir.

Dün gece Ali Sami Yen Stadı’nda futbolun dışında çirkin bir oyunun bir perdesi daha sergilenmiştir. Neye hizmet ettiği belirsiz, neyi amaçladığı ise gün gibi aşikâr bir zihniyet, bilinçli şekilde 90 dakika boyunca adeta emek hırsızlığı yapmıştır. Galatasaray-Kayserispor maçının hakemi Selçuk Dereli bir futbol karşılaşması yönetmemiştir, yazılan senaryoyu başarılı şekilde uygulamıştır. Gösterdiği davranışların ve verdiği kararların başka bir açıklaması da yoktur. Karşılaşma boyunca oyunun önüne çıkan akıl almaz hataları ve yönetimiyle futbolcularımızı ve taraftarımızı tahrik etmiş, belki de diyet ödeme uğruna bir takımın kaderi ile oynama hakkını kendinde görmüştür. Takımımızı anlamsız ve tartışılan kararlarla eksik bırakmış, taraftarı provoke ederek tahriklere yol açmış, adeta takımımızın üzerine oynayıp tek kelimeyle bir sindirme operasyonunu sahne sahne uygulamaya koymuştur. Selçuk Dereli’nin komedi yönetimi bardağı taşıran son damla olmuştur.

Şimdi futbol tarihine karanlık bir gece olarak asılan bu 90 dakikanın ardından beyaz sayfa söylemleriyle yola çıkıp basiretsiz görünümleriyle güvenilir olmaktan uzak kalanlara sesleniyoruz:

1) Galatasaray’ın olgun duruşunun katkılarıyla filizlenen ve yükselen futbol barışı, ne yazık ki Galatasaray’ın aleyhine kullanılarak bugünlere gelinmiştir. Galatasaray’ın Türk futbolundaki kaosu önlemeye yönelik çabası ve birleştirici unsur olma adına gösterdiği anlayış, kendi aleyhine haksızlıklara yol açacak kadar deformasyona uğratılmıştır. "Galatasaray nasılsa bizi destekliyor" diye düşünüp Galatasaray’ın üzerine oyunlar oynamaya kalkışmak, bu büyük camianın gücünü hafife almaktır.

2) Futbolcularımız ve yöneticilerimiz haksız yere ve komik gerekçelerle cezalandırılırken hataları yapanların yanlışları yanlarına kâr kaldığı gibi, asıl ceza görmesi gerekenler ise Galatasaray’a karşı hata yapmanın bedelini ödüllendirilerek almaya başlamışlardır.

3) Hakemlerin takımımız futbolcularına yapılan sertliklere gösterdiği tolerans ve yaklaşım, basit-ucuz ve kolay kart cezaları uygulaması, takımın futbolunu sindirmeye yönelik çalınan düdükler, tribünlerin provokasyonuna yol açan yönetimler ve bunun neticesinde ortaya çıkan komik cezalar artık tahammül sınırlarını zorlamaktadır.

4) Unutulmasın ki Turkcell Süper Lig’de Galatasaray, 2007-08 sezonunda en az kart gören takımlardan biri olmuştur. Kulübümüzün ve futbolcularımızın spor ahlâkı, anlayışı ve duruşu hiçbir şekilde değişmemiştir. Hal böyleyken şimdi soruyoruz: “Ne değişmiştir ki bu ucuz kartlar havada uçuşmaktadır?” Kartlarda ve faullerde görülen çifte standart, bazı futbolcularımızı pasifize etmek için gösterilen çabalar arkalarında hep soru işaretleri bırakmaktadır.

5) Son Kayserispor maçında, bir önceki hafta Sivas’ta bedava gösterildiği herkesçe malum kırmızı kart, Eskişehirspor maçında ofsayttan yenilen, Kadıköy’de atılan ama iptal edilen goller ve daha bir çok örneklerle çoğaltabileceğimiz kasıtlı olmadığına inanmak istediğimiz ama inancımızı ve sabrımızı zorlayan pozisyonlar. Biz sadece Galatasaray’ın değil, tüm maçların mercek altına alınmasını ve incelenmesini istiyoruz. Bakın, araştırın, anti futbola prim tanımayın. Bakın, araştırın, çifte standardınızı siz de yakalayın.

6) Yine unutulmaması gereken bir nokta ise Galatasaray’ın Avrupa çapında yıldızlara sahip ve milli takımlara en çok futbolcu veren kulüp olmasıdır. Yerli ve yabancı birçok önemli ismin yer aldığı takımımız aynı zamanda darbeye yönelik sakatlıklardan da aşırı derecede etkilenmektedir. Galatasaray futbol takımı bünyesinde 22 milli futbolcuyu barındıran bir yapıya sahiptir. Ayrıca bunların içinde 5 ayrı milli takım kaptanı mevcuttur. Böylesine uluslararası hüviyetteki bir takıma karşı kimse takıntısını, nefretini, kompleksini Galatasaray’ın üzerinden gidermeye çalışamaz. Kimse yazılan senaryoları Galatasaray’ın üzerinde uygulayamaz. Galatasaraylı futbolcuların sahadaki duruşlarını kimse bozamaz, taraftarı provoke edemez, sahasını kapatmaya çalışamaz. Bir çok milli zaferi birlikte yaşadığımız bu çocuklarımızın, kendi değerlerimizin basit oyunlarla heba edilmesine göz yumamayız.

7) Gerçekçi hiçbir icraat, proje ve hamle atağına kalkışmayan, somut bir faaliyet girişiminde bulunmayan, futbol oynanması mümkün olmayan sahalara seyirci kalan ve bu nedenle futbolcuların sakatlanmalarına yol açanlar sadece ikili ilişkilere dayalı düzenlerinde Galatasaray gerçeğini göz ardı edemezler.

Türkiye Futbol Federasyonu yönetimine, fair-play adına attığımız her adımın, uzattığımız her zeytin dalının geri dönüşü bizi hem şaşırtmakta hem de yaralamaktadır. Galatasaray camiasının “fair-play”den anladığı dürüst oyun ve etik davranıştır. Biz herkese eşit davranılan bir yönetim anlayışını destekleyeceğimizi her platformda belirten bir camianın ve duruşun temsilcileriyiz. Biz lekesiz, saf ve adil bir futbol anlayışı istiyoruz.

Ancak tahammül sınırlarını aşan yaklaşımlar, sergilenen vurdumduymaz tavırlar ve Galatasaray maçlarında yaşanan akıl almaz hatalar bizi sessizliğimizi bozmak zorunda bırakmıştır. Ne yazık ki yola çıkarken beyaz sayfa, dürüst futbol, şeffaflık anlayışı sloganlarını şiar edinenler kendilerinin de sonunu kestiremedikleri bir yöne sapmıştır. Bu şekilde gittiği sürece Türkiye Futbol Federasyonu’na ve kurullarına olan desteğimizi geri çekeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın. Uzun süren sabırlı bir dönemin ardından bugün geldiğimiz noktada bu federasyon ve kurullarının Türk futbolunu yönetecek kapasitede olmadığına kanaat getirmiş bulunuyoruz.

Galatasaray’ın desteği olmadan federasyonunun futbol barışını, sportif başarıyı ve sektörel gelişimini nasıl sağlayacağını biz de merak ediyoruz.

Galatasaray her zaman futbol barışının yanında olmuş bir kulüptür ve olmaya da devam edecektir. Ancak Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu ve kurulları sadece kuralları sağduyulu ve dürüstçe uyguladığı sürece.

Hiçbir zaman unutulmasın ki sessizliğimiz acizliğimizden değil efendiliğimizdendir. Federasyon ve onun kurullarına desteğimizi ve güvenimizi gözden geçirmek zorunda kaldığımız şu günlerde kimsenin kuşkusu olmasın ki Galatasaray camiası ve taraftarı haksızlığa karşı her türlü tepkisini demokratik platfomlarda gösterecektir. Etik futbol anlayışımızda kurallara bağlılık, rakibe saygı, haksız avantajdan kaçınma ilkelerinin herkese eşit bir biçimde uygulanması dışında hiç bir beklentimiz yoktur.

MHK’yı kimin yönettiğini bilmiyoruz.
Gözlemciler ve temsilciler kurulunu ve diğer kurulları kimin yönettiğini bilmiyoruz.
Ama artık kimin yönetmediğini de biliyoruz.

GALATASARAY ASLA SAHİPSİZ DEĞİLDİR…
UNUTULMASIN Kİ GALATASARAY TÜRKİYE’DİR…

3 Şubat 2009 Salı

Modaya Uymak

" Fenerbahçe maç kaybettiğinde ateşim çıkıyordu, hastalanıyordum."

Abdülkadir Kayalı
Fenerbahçe